Senegal’de sömürgeciliğe karşı bir direniş biçimi olarak tasavvuf tarikatları

Senegal’de sömürgeciliğe karşı bir direniş biçimi olarak tasavvuf tarikatları

Senegal, yüzyıllardır Batı tarafından sömürülen bir ülke ve sömürgeci saldırganlığa çeşitli şekillerde karşılık verdi. Bu makalede Senegal’in sömürgeciliğe karşı direnişinde Kadiriyye, Ticâniyye ve Mürîdiyye gibi tasavvuf mezheplerinin rolünü incelemeye ve bugüne dair cümleler kurmaya çalıştık. Eğitimin önemini ve medreselerin direniş hareketindeki rolünü vurguladığımız bu makalede Senegal’deki mezheplerin yüzyıllar boyunca tüm Batı’ya meydan okuyan bir direniş biçimi olduğu sonucuna vardık.

Giriş

Afrika’daki sömürgecilik uzun ve sancılı bir dönem olmuştur. Diğer birçok Afrika ülkesi gibi Senegal de Batı tarafından sömürülen bir geçmişe sahiptir. Ancak Senegal halkı, sömürgeci saldırganlık karşısında direnç gösterdi. Senegal’de sömürgeciliğe karşı direnişin en belirgin biçimlerinden biri Kadiriyye, Ticâniyye ve Mürîdiyye gibi tasavvuf mezhepleri aracılığıyla olmuştur.

Senegal’de İslam’ın Yayılması:

Birçok İslam ülkesinde olduğu gibi Senegal’de de İslam’ın yayılması tüccarlar ve tüccarlar aracılığıyla başlamıştır. Bu tüccarlar sadece ticaret yapmakla kalmamış, İslam’ı o topraklardaki geniş halk kitlelerine sevdirmişlerdir. Dönemin önemli krallarından Tekrûr Kralı Var Câbî döneminde, özellikle kralın Müslüman olmasıyla İslamiyet halk arasında hızla yayıldı. Sonraki yüzyıllarda bugünkü Senegal toprakları başta Kadiriyye mezhebi olmak üzere birçok mezhep vasıtasıyla tamamen Müslüman olmuştur. Putlara tapan kavimler, İslamiyetle şereflenirken, güçlü devletler kurmuş, sosyal hayatı zenginleştirmişlerdir. Emir Bara Mendana gibi güzel insanların bir araya gelmesi de İslam’ın o topraklarda iyice perçinlenmesini sağlamıştır.

Senegal’de Köleliğin Tarihi:

Batılılar Senegal’e ilk olarak 1456 veya 1460’da geldiler. Zalim Ca da Mosto’nun önderliğinde Senegal’e ulaşan Batılılar, yüzyıllarca sürecek acının kapısını araladılar. Portekizliler, Hollandalılar, Fransızlar ve hatta İngilizler ülkenin kaynaklarını sömürmeye başladı. Afrika ve Sömürgecilik tarihine kara harflerle yazılan “köle ticaretini” burada Portekizliler başlatmıştır. Çok sayıda Senegalli yerli, ölümüne çalıştırılmak üzere Brezilya’ya götürüldü. Batılılar sözde 1815’te köleliği yasaklamış olsalar da köle ticaretini 100 yıl daha sürdürdüler. Senegal’de Fransızlar köle ticaretini kesintisiz olarak sürdürdüler.

Tasavvuf Mezheplerinin Tarihsel ve Günümüz Perspektifi

Senegal, zengin bir İslami eğitim tarihine ve Batı etkisine karşı dirence sahiptir. Bu direnişe büyük ölçüde, ülkeyi soyan Batılılara karşı direnişin örgütlenmesinde ve önderliğinde önemli bir rol oynayan tasavvufi mezhepler önderlik etti. İslami eğitimin merkezi olan medreseler bu direnişin kalesi oldu. Ancak Batılılar Senegal halkını ciddi ekollerini hiçe sayarak cezalandırdılar. Bütün medreseleri kapattılar, bütün hocaları yok ettiler veya sürgüne gönderdiler, İslami eğitimi durdurdular.

Bu zulümlere rağmen, Senegal halkı inançları aracılığıyla Batı etkisine direnmeye devam etti. Son derece saygın liderler olan dervişler, Senegal’de devrim yarattılar ve Batı baskısına boyun eğmeyi reddederek yüzyıllarca direndiler. Direnişi örgütlemede etkili oldular ve harekete güçlü bir omurga sağladılar.

Bugünkü Senegal’de İslam inancı hala çok canlı. Kadiriyye, Mürîdiyye, Ticâniyye, Lâyiniyye gibi mezhepler oldukça aktifler. Yüzyıllarca Fransızlara karşı direnen medreseler bugün bile hizmet vermeye devam ediyor. Bilinçli Müslümanların eline geçen bu kurumlar İslami eğitimin devamı için sağlam bir temel oluşturmaktadır.

Sonuç

Senegal’in Batı etkisine karşı dayanıklılığı ve direnci yeni bir olgu değil. Çanakkale’de Osmanlı’ya karşı savaşmak zorunda kalan Senegalli askerlerin silahlarını Batılılara doğrultarak direnmesi ve bunun yerine Fransız-İngiliz askerlerini öldürmesi dikkat çekicidir. Bu, Senegal’de yüzyıllardır Batı etkisine karşı güçlü bir direniş olduğunu gösteriyor.

Senegal’in özgürlük savaşçıları 20. yüzyılın başında radikal bir direniş sergilemişler ve yüzyılın ortalarında bağımsız bir devlet kurarak bağımsızlığına kavuşmuşlardır. Senegal halkı birçok zorlukla karşılaşmasına rağmen Batı etkisine direnmeye ve İslami inançlarını korumaya devam ediyor.

Sonuç olarak Senegal’de Batı etkisine karşı verilen mücadelede tasavvuf mezhepleri ve medreseler önemli bir rol oynamıştır. Dirençleri ve sebatları, İslam inancının Senegal’de hayatta kalmasına ve gelişmesine izin verdi. Senegal halkı, Batı etkisine direnmeye ve inançlarını sürdürmeye devam ederek, kültürel miraslarını koruma kararlılıklarının sarsılmaz olduğunu kanıtlıyor.

Mustafa Uzun
Araştırmacı Yazar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir